Her dönemin milyonerleri…

DAVUT GÜLEÇ

GAZETECİ

davutgulec@hotmail.com

Kendimi bildim bileli, büyüklerimden, duayenlerden, siyasilerden, mutsuz, ezilen, zor ayakta duran ve iflas eden vatandaşlardan sıkça duyduğum ve halende sizin de, benimde duymaya devam ettiğim kalıplaşmış, klasikleşmiş sözleri Devletin ilgili istatistikleri de net olarak ortaya koyuyor.

Türkiye’de ‘mutlu azınlık’ kazancına kazanç katarken, ‘mutsuz çoğunluk’ ise yerlerde sürünmeye, giderek bunalıma girmeye devam ediyor.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, bugün Türkiye’de hesabında 1 milyon lira veya üzeri parası olan yurt içi yerleşik mudi sayısı, bu yılın 8 ayında 16 bin 517 kişi artarak 125 bin 381’e yükseldi. Aralık 2016 itibarıyla Türkiye’de hesabında 1 milyon lira ve üzeri parası olan mudi sayısı 108 bin 864, bu mudilerin bankalardaki toplam mevduatı da 715 milyar 313 milyon lira. Milyoner mudilerin mevduat dağılımına bakıldığında, 373 milyar 723 milyon lirası yerel para cinsi, 338 milyar 527 milyon lirası döviz tevdiat, 3 milyar 63 milyon lirası da kıymetli maden depo hesaplar. Aralık 2016 itibarıyla milyoner başına düşen ortalama mevduat da yaklaşık 6 milyon 571 bin lira.

BDDK verilerine göre, milyonerlerin sayısı bu yılın Ağustos sonu itibarıyla 2016 sonuna kıyasla 16 bin 517 kişi artarak 125 bin 381’e ulaşırken, toplam mevduatları da 767 milyar 721 milyon lira oldu. Söz konusu dönemde milyonerlerin mevduatlarının 395 milyar 115 milyon lirası yerel para cinsi, 369 milyar 632 milyon lirası döviz tevdiat hesabı, 2 milyar 974 milyon lirası da kıymetli maden depo hesaplar. Milyoner başına düşen ortalama mevduat da yaklaşık 6 milyon 123 bin lira. Türkiye’de en yüksek gelire sahip yüzde 20’lik grubun toplam gelirden aldığı pay, bir önceki yıla göre 0,7 puan artarak yüzde 47,2, en düşük gelire sahip yüzde 20’lik grubun aldığı pay ise 0,1 puan artarak yüzde 6,2.

Türkiye İstatistik Kurumu Kayseri Bölge Müdürlüğü verilerine göre, hane halkı kullanılabilir gelirinin, hane halkı büyüklüğü ve kompozisyonu dikkate alınarak hesaplanan eşdeğer hane halkı büyüklüğüne bölünmesiyle elde edilen “eşdeğer hane halkı kullanılabilir fert gelirine” göre, en yüksek gelire sahip yüzde 20’lik grubun toplam gelirden aldığı pay geçen seneye kıyasla 0,7 puan artarak yüzde 47,2 ve en düşük gelire sahip yüzde 20’lik grubun payı 0,1 puan artarak yüzde 6,2 oldu. Toplumun en zengin yüzde 20’sinin gelirinin, en yoksul yüzde 20’sinin gelirine oranı 7,6’dan 7,7’ye çıktı.

Gelir dağılımı eşitsizliği ölçütlerinden olan ve sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımında eşitliği, 1’e yaklaştıkça gelir dağılımında bozulmayı ifade eden Gini katsayısı, 2016’da bir önceki yıla göre 0,007 puan artışla 0,404 olarak tahmin edildi.

Türkiye’de ortalama yıllık eşdeğer hane halkı kullanılabilir fert geliri, 2016’da bir önceki yıla göre yüzde 15,9 artarak 16 bin 515 liradan 19 bin 139 liraya çıktı.

Buna göre, Türkiye’de ortalama yıllık eşdeğer hane halkı kullanılabilir fert geliri, geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 15,9 arttı ve 16 bin 515 liradan 19 bin 139 liraya ulaştı.

Toplam eşdeğer hane halkı kullanılabilir fert gelirleri içerisinde en yüksek pay, yüzde 49,7 ile maaş-ücret gelirine aitken, ikinci sırayı yüzde 19,8 ile müteşebbis gelirleri, üçüncü sırayı ise yüzde 19,6 ile sosyal transfer gelirleri aldı. Müteşebbis gelirlerinin yüzde 74,7’sini tarım dışı gelirler, sosyal transferlerin ise yüzde 91,8’ini emekli ve dul-yetim aylıkları oluşturdu.

Eşdeğer hane halkı kullanılabilir fert medyan (ortanca) gelirinin yüzde 50’si dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre, yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 0,4 puan düşüşle yüzde 14,3 olarak gerçekleşti. Medyan gelirin yüzde 60’ı dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre ise yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 0,7 puan azalarak yüzde 21,2 oldu.

Tek kişilik hane halklarının yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 0,8 puan artışla yüzde 8,9, bağımlı çocuğu olmayan hane halklarının yoksulluk oranı 0,8 puan düşüşle yüzde 4, bağımlı çocuğu olan hane halklarının yoksulluk oranı ise 0,2 puan düşüşle yüzde 17,9 olarak gerçekleşti.

Okur-yazar olmayanların yüzde 26,2’si, bir okul bitirmeyenlerin yüzde 24,1’i yoksulken, bu oran lise altı mezunlarda yüzde 12,5, lise ve dengi mezunlarda yüzde 6,2 oldu. Yükseköğretim mezunları yüzde 1,7 ile yoksulluk oranının en düşük gözlendiği grup olarak belirlendi.

Eşdeğer hane halkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 60’ına göre, son yılda yoksul olan ve aynı zamanda önceki 3 yıldan en az ikisinde de yoksul olan fertleri kapsayan ve dört yıllık panel veri kullanılarak hesaplanan “sürekli yoksulluk” oranı, 2015’te yüzde 15,8 iken geçen yıl yüzde 14,6 olarak hesaplandı.

Geçen yılın sonuçlarına göre, nüfusun yüzde 42,2’si konutunda “izolasyondan dolayı ısınma” sorunu yaşarken, yüzde 38,1’i “sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçevesi” ve yüzde 24,5’i “trafik veya endüstrinin neden olduğu hava kirliliği, çevre kirliliği veya diğer çevresel sorunlar” ile karşı karşıya kaldı.

Nüfusun, yüzde 68’i konut alımı ve konut masrafları dışında taksit ödemeleri veya borçları olduğunu, yüzde 65,4’ü yıpranmış ve eskimiş mobilyalarını yenileme ihtiyacını ekonomik nedenlerle karşılayamadığını ve yüzde 17,4’ü konut masraflarının hanelerine çok yük getirdiğini beyan etti.

Finansal sıkıntıyla karşı karşıya olan nüfusun oranı olarak tanımlanan ve beklenmedik harcamalar, evden uzakta bir haftalık tatil, ödeme zorluğu, iki günde bir et, tavuk, balık içeren yemek, evin ısınma ihtiyacı, çamaşır makinesi, renkli televizyon, telefon, otomobil sahipliği olarak belirlenen 9 maddeden en az 4’ünü karşılayamayanların durumunu ifade eden “ciddi maddi yoksunluk” oranı, geçen yıl yüzde 32,9 olarak tespit edildi. Bu oran 2015’te yüzde 30,3’te idi.