ASİMDER ve Mansimov Ermenileri rahatsız ederken, Karabağ’a Suriyeli Ermenilerin yerleştirilmesine tepki

SERDAR ÜNSAL,”KARABAĞ’A SURİYELİ ERMENİLER YERLEŞTİRİLİYOR DURDURULMALI

Türkiye Azerbaycan Dostluk Dernekleri Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Serdar Ünsal, Türk yurdu ,toprağı olan  Karabağ’a Suriyeli Ermenilerin getirilip yerleştirildiğini bu yerleştirme işinin durdurulması gerektiğini söyledi.

Ünsal, Ermenistan hükumeti uluslararası kanunları hiçe sayarak, provokatif eylemlerine devam ediyor. Suriye’den kaçan Ermenilerin, Azerbaycan’ın işgal edilen arazilerine yerleştirildiği ortaya çıktı. Hedef, Karabağ’da 300 bin Ermeni nüfusuna ulaşmak. Ermenistan tarafından Suriyeli Ermeniler hukuka aykırı olmasına rağmen, Dağlık Karabağ bölgesine yerleştiriliyor. Ermenistan hümanist ve barışçıl siyaset adı altında kendi çirkin amaçlarını hayata geçirerek, Suriye’den getirdiği Ermenileri işgal altındaki Dağlık Karabağ’ın yanı sıra Kelbeçer, Kubadlı ve Laçın bölgelerine de yerleştiriyor. Sayıları 16 bini geçen bu Ermeniler, ev ve toprak elde etmenin yanı sıra vatandaşlık da alıyorlar.

Uluslararası hukuka göre, insanları kitleler halinde çatışma bölgesine yerleştirmek kabul edilemez. Fakat Ermenistan tarafı, bunu görmezden geliyor ve yasa dışı faaliyetlerine devam ediyor. Bu durum, Ermeni tarafının Dağlık Karabağ sorununun barışçıl çözümüne ilgisinin olmadığını bir kez daha göstermektedir.Bir an önce AGİT,BM, AB, Minsk  bu işgalci zihniyete Azerbaycan Türklerine ait olan bu topraklara Suriyeli Ermenilerin yerleştirilmelerine son vermelidir.Azerbaycan devleti konuyu Birleşmiş milletlere taşımalıdır.”dedi.

AB, Minsk ve AGİT ‘in  Azerbaycan’ı yıllardır oyaladığını belirten,Serdar Ünsal, Azerbaycan Topraklarının  işgal altında kalmasına sadece kınamalarla sessiz kalınmamalı ,işgal altındaki toprakların geri alınması için harakete geçme zamanı gelmiş ve geçiyor.Şu husus Unutmayalım  ki Çarlık ve Komünist Rusya, iki yüz yıldan beri senin vatanından kopardığı İrevan ve çevresinde kurduğu Ermenistan’a da, (Şimdi Suriye’den getirip Karabağ’a yerleştirdiği Ermeniler gibi) dışarıdan getirdiği Ermenileri yerleştirmişti.Türk yurdu İrevan ermeni toprağı olmuştu.Bugünde durum eski günlere doğru gidiyor.Azerbaycan otuz yıldan beri devam eden bu Ermeni işgaline son vermezse, üzerinde yaşadığı toprağı da tehlikededir.Çünkü Ermenilerin başka ülkelerden gelen Ermeniler, dış güçler, PKK ile nüfusu ve gücü her geçen gün artmaktadır.Bu konuda acilen harakete geçilmeli AGİT,BM, AB, Minsk uyarılmalı ardından da Güçlü ordusuyla Azerbaycan işgal altındaki toprakları geri almalıdır. Tıpkı 2016 Nisan ayında ki “4 Gün Savaşı”nın gibi.”şeklinde konuştu.

GÜLBEY, ASİMDER VE MANSİMOV ERMENİLERİ RAHATSIZ ETTİ..

Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMDER) Genel Başkanı Göksel Gülbey,  Türkiye’de Ermeni Diasporasının gizli faaliyetlerine karşı aktif çalışan ASİMDER ve destekleyen iş insanı Mübariz Mansimov’dan Ermenilerin rahatsız olduğunu iddia etti.

Ermenilerin Rusya Dışişleri Bakanlığı aracıyla Türkiye’de yaptırım peşinde olduklarını belirten ASİMDER Genel Başkanı Göksel Gülbey, “Ermenistan ve Rusya’da ki Ermeni diasporası Türkiye’de 1915 olayları sözde Ermeni soykırımı konusunda ve işgal edilmiş Azerbaycan Karabağ hususunda maddi ve manevi çalışma yapan teşkilatlar ile iş insanları hakkında Türkiye’deki yandaşlarının eliyle tutarsız iddialar ve ithamlarla pasifleştirmek peşindedirler. 2002 yılında kurulan ASİMDER her platformda Ermeni Diasporasının ülkemize ve milletimize attığı iftira ile yalanlara karşı mücadele etmiştir. Özellikle Doğu Anadolu ve Güneydoğu bölgesinde Ermenilerin toprak iddiası güdükleri ve sözde Batı Ermenistan diye adlandırdıkları bölgede aktif çalışmamız Ermeni Diasporasının plan ve oyunlarını bozmuştur. İş insanı Mübariz Mansimov’da bu konuda ve Azerbaycan Karabağ topraklarının işgaline son verilmesi için Türkiye’de yapılan çalışmalara vermiş olduğu maddi ve manevi destekten dolayı Azerbaycan içerisindeki Rusya yanlısı grupları rahatsız etmiştir” dedi.

Gülbey, “Türk adaletine sonsuz güveniyoruz hakkımızdaki delilsiz ve yetersiz belge, sonucunda haklılığımızın anlaşılacağına eminiz. Vatanını ve milletini seven onun uğrunda mücadele veren biz teşkilat ve iş insanları Türk adaletinin vicdanına güveniyoruz” şeklinde konuştu.