Ana Sayfa / Köşe Yazıları / Yabani meyvelerimiz.. (Köşe yazısı 27.11.2017 Kayseri Star Haber Gazetesi)

Yabani meyvelerimiz.. (Köşe yazısı 27.11.2017 Kayseri Star Haber Gazetesi)

DAVUT GÜLEÇ

GAZETECİ

davutgulec@hotmail.com

Havalar biraz soğudu mu insanlar hemen aktarlara koşuyor.

‘Şu bitki var mi, şu ot sende bulunur mu? Ya da ‘hastayım hastalıktan kurtulmak için ne tavsiye edersin?’ diye ilaç almamak ya da hastalıktan bir an önce kurtulmak, kış hastalıklarına direnç ve bağışıklık kazanmak için her yolu deniyor.

Zaten ilaçlarında hammaddesi bitkiler, otlar, çöpler, yüzüne bakmadığımız bazı doğadaki Allahın bizlere verdiği o güzelim yabani ve doğal meyve-sebzeler değil mi?

Biz Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü olarak, yaz-kış yılın 52 haftası değişik dağ ve tepelerde spor yaparken, artık bu topraklarda yaşayan insanların iyice uyuştuğunu, hazır ve kolaya kaçtığını daha iyi görüyoruz.

Gelişmiş ülkelerde insanların ‘doğal ürün gönderin. İlaç ve gübresiz olsun’ dediği o meyve-sebzeler arazilerde kaderine terkedilmiş. Böbrek hastalıklarına ve taşlarına iyi gelen girebolu’nun merkezi Kayseri ama şehir merkezinde kilosu neredeyse 10-15 lira arazilerde dallarında öylesine duruyor. Elmalar, kuşburnu, ıhlamur, dadağı, yabani badem, alıç, iğde, böğürtlen, karamuk gibi daha niceleri..

Yabani ve doğal meyve-sebzelerle ilgili bu konuyu kaleme almak isterken, Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, işte bu konuya dikkat çekti. Anadolu’nun yabani meyvelerinin toplanmayı beklediğini tekrarladı “doğada yabani olarak yetişen ve tüketici talebi sürekli artan ve ülkemiz açısından önemli bir potansiyel barındıran kuşburnu, alıç gibi meyvelerden azami ölçüde yararlanmalı hatta kültürel tarıma geçmeliyiz” dedi.

Bayraktar, tüm dünyada şifa unsuru olarak görülen bu tür ürünlere olağanüstü bir talep olduğunu, bugün aktarlarda kurutulmuş kuşburnunun kilogramının 20 liradan satıldığını, alıcın hasat zamanı 15 liradan fiyat bulduğunu, Kuşburnunun Avrupa, kuzeybatı Afrika ve Batı Asya’da yetişen bir bitki olduğunu, ülkemizde genelde çalılık alanlar olmak üzere hemen her yerde yetiştiğini, dünyadaki 70-100 kadar çeşitten 27 tanesinin Türkiye’de bulunduğunu bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:

“Faydaları ve kıymeti insanlarımızca bilinen kuşburnunun ne yazık ki kültürel olarak tesis edilmiş bir üretim alanı bulunmamaktadır. Oldukça şifalı bir bitki olan kuşburnu,  antioksidan özelliğinin yanı sıra C vitamini yönünden de zengin bir meyvedir. Kuşburnunda C vitamini dışında, A, B1, B2, E ve K vitaminleri, demir, magnezyum, kalsiyum, mangan, sodyum, bakır ve çinko gibi değerli mineraller bulunur.  Daha çok kurutulmuş şekilde çay olarak kullanılan kuşburnu meyveleri az da olsa taze olarak da tüketilmektedir. Kuşburnu çay, marmelat, reçel, meyve suyu, jöle, nektar, bebek maması gibi pek çok ürünün hammaddesi olmasının yanı sıra ilaç ve kozmetik sanayinde kullanılmaktadır. Bugün ülkemizin değişik yörelerinde kurulmuş kuşburnu işleyen tesisler, bölgelerinde doğal şekilde yetişen kuşburnu meyvelerini kullanıp hem yöre insanına hem de ekonomiye katkı sağlamaktadır.

Alıç bitkisi dünyada en çok Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya kıtasında bulunur. Ülkemizde ise daha çok kayalık yerlerde, derelere bakan yamaçlarda, çalılıklar içinde, ormanlık ve dağlık bölgelerde kendiliğinden yetişmektedir. Ülkemiz alıç bitkisinin önemli gen merkezlerinden biridir. Dünya üzerinde yetişen 200’den fazla alıç çeşidinin 21’inin gen kaynağı Türkiye’dir. Yabani bir sonbahar meyvesi olan alıç, dikenli dallara sahip bir ağaçtır. Ekşiden, elma tadına kadar çok çeşitli tatlara sahip bir meyvedir. Yuvarlak bir görünümü olan ve kırmızı, beyaz, sarı, yeşil, pembe tonlara sahip değişik türde meyveleri rengine göre değişik tatlar içermektedir. Anadolu coğrafyasında pek çok türü mevcuttur.

Antioksidan olarak zengin bir meyvedir. Alıç meyvesinin en önemli özelliklerinden birisi de oldukça yüksek miktarlarda mineral madde içermesidir. Meyveler başta kalsiyum, fosfor, potasyum, magnezyum ve demir olmak üzere yüksek miktarda mineral madde içermektedir. Ayrıca, meyveler karbonhidrat, şeker ve vitamin (özellikle C vitamini) bakımından oldukça zengindir. Alıcın meyve ve çiçeklerinde antioksidan özellikteki flavonoidler, saponin, organik asitler, eter yağı ve şekerler başta olmak üzere insan sağlığı bakımından faydalı birçok madde bulunmaktadır.

Potansiyel kullanım alanlarına ve bilinen faydalarına rağmen, alıç hak ettiği değeri görmemektedir. Ağaç şekli ve güzel çiçeklerinden dolayı süs bitkisi olarak kullanılmasının dışında genellikle yabani bir tür olarak bilinmektedir. Gerek ülkemizde gerekse diğer ülkelerde alıcın ticari yetiştiriciliği pek yapılmamaktadır. Bu nedenlerden dolayı meyveler genellikle doğal ortamlarında insanlar tarafından toplanarak değerlendirilmektedir.

Alıç, meyve şeklinde doğrudan tüketilebildiği gibi çay yapılarak içilmektedir. Reçel ve marmelat halinde kullanımı da oldukça yaygındır. Aynı zamanda bitkisel ilaç yapımında da kullanılmaktadır.”

Ülkenin dağı taşının kuşburnu, alıç, karamuk, ahlat (yabani armut), yabani elma, yabani erik gibi meyvelerle dolu olduğunu bildiren Bayraktar, “sadece toplayıp değerlendirmemiz gerekirken, 2016 yılında 85 ton kuşburnu ithal etmemizin mantıklı bir açıklaması yoktur.  Kısaca Anadolu olağanüstü bir yabani meyve cenneti. Kuşburnu ve alıç dışında bu topraklarda ahlat, karamuk, iğde, yabani erik, yabani elma, yabani kiraz, keçiboynuzu, böğürtlen, karayemiş, karahurma gibi çok sayıda yabani meyve bulunuyor.”

Ama değerlendirecek o toprakların, arazilerin sahipleri ve devletin ilgili birimlerine ihtiyaç var.

Göz Atabilirsiniz.

Çağrı merkezi ve ‘alo şampiyonluğu’ (Köşe yazısı 01.12.2017 Kayseri Star Haber Gazetesi)

DAVUT GÜLEÇ GAZETECİ davutgulec@hotmail.com Artık tüketici ve hazırcı toplumlara örnek olma yolunda Türkiye her alanda …