Öğrenim ve öğretim ilişkisi (Köşe yazısı)

Mert Can Aslantaş

Kişisel gelişim-psikoloji-yazar (Erciyes Üniversitesi İktisat bölümü, Anadolu Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu yönetimi bölümü, Atatürk Üniversitesi Yerel yönetimler bölümü öğrencisi)

İlk olarak öğrenim ve öğretim kavramlarını açıklayarak başlamak istiyorum sözlerime.
Öğrenim kelimesinin sözlükteki karşılığı, her hangi bir alanda gerekli bilgi ve becerinin sağlanması amacı ile yürütülen çalışma bir nevi tahsil. Öğrenmenin hayatımızda ki yeri ise çocukluktan başlayan ve ömrümüzün sonuna kadar edinilen bilgi, birikim ve eylemsel becerinin ta kendisidir. Öğrenme her yaşta ve aşamada vazgeçilmez unsurdur hayatımızda. Bilgi edinmenin, doğru yolu arama dürtüsüsü

n ve yetkinlik sahibi olmanın yaşı olur mu hiç? Çocukluktan başlayan bilgi serüveni, hayatın her alanında bize enjekte edilir, bazen kendi çabalarımızla bazen ise bir öğretmen yaklaşımı ile. Öğrenim, okul dışında kalan -profesyonellik- kapsar iken öğretim ise tamamen o alanda yetkinlik kazanmış, programlı ve profesyonel kişiler tarafından verilen bölümdür. Bir birey okula başladığı vakit, ona neyin ne zaman, hangi şekil ve araçlar ile, ne kadar zaman boyunca gerçekleştireceği önceden planlanmış ve amaçlar doğrultusunda yazılı bir hal almıştır ve öğretim süresince planlanan program dışına çıkılamaz. Öğrenim ile öğretim kavramlarını sıkça görsek dahi tam anlamı ile birbirinden ayırmaya veyahut birlikte anlamlaştırmayı gerçekleştiremeyiz çoğu zaman. Öğrenim ve öğretim ilişkisini örneklendirerek açıklamanın daha doğru olacağını düşünüyorum.
Bir bahçe düşünelim o bahçede ise bir musluk. Musluktan akacak olan ise hayatımızın merkezi, insan vücudunun ise yüzde yetmişi olan su. Ve bahçede ek olarak bu verimli maddeyi bahçedeki bitkiler ile kavuşturacak ve bitkileri canlandıracak belki de hayata döndürecek suyu taşıyan, bir boru.
İşte burada idrak etmemiz gereken nokta hayat bir musluktur, su ise öğrenim. Borular ise öğretimin ta kendisi. Doğduğumuzdan itibaren musluk açılış yönüne doğru çevrilmiş demektir, çocukluktan itibaren başlanılan bir öğrenim serüveni. Musluktan akan suyun yani öğrenimin dikey olarak boş bir noktaya doğru gerçekleşmemesini sağlayacak ise borular yani öğreti.
Musluktan akan bilgi ve birikimin hiçbir zaman boşa gitmemesi, doğru yerde ve zamanında değerlendirilmesi ve bize her dönemde bilimsel yaklaşımın yanı sıra karakter anlamında da gelişmişlik ve doğruluk getirmesi temennilerim ile…

Hakkında Davut GÜLEÇ

Göz Atabilirsiniz.

Orhan Veli ve ‘Garip şiiri’ (Köşe yazısı)

Toplumcu Şiirimizde Garip İzleri… TAMER UYSAL  “Bu umut özgür olmanın kapısı; Mutlu günlere insanca aralık. …